Survey Head: Anket Doldur Para Kazan Şirketi

Survey Head, dünyada yüzlerce şirket ile anlaşması olan bir firmadır. Anlaşması olan şirketler, gönderdikleri soruları cevaplamaları durumunda Survey Head üyelerine para ödüyorlar. Şirket, goZing.com’un kurucuları tarafından 1999 yılında faaliyete geçirilmiştir.

5 milyon dolar sermayeyle kurulan şirketin amacı, anlaşması olan kurumlar aracılığıyla üyelerine para kazandırmak ve para kazanmaktır. Günümüzde internetten para kazanma yöntemleri konusunda dünya çapında marka olan Survey Head yine dünya çapında organizasyonlar ile çalışmaktadır.

Üye olan her kullanıcıya 5 dolar veren Survey Head, ilk üye olduğunuzda profilinizin alt kısmında bulunan kazanç sağlayabileceğiniz ve doldurulması zorunlu olan anketleri tamamlamanızı istiyor. Bu anketlerin amacı sizi daha iyi tanıyabilmek.

Survey Head gibi onlarca firmanın listesini Anket Param kitabında bulabilirsiniz. Ufak bir not olarak belirtmek gerekirse anket doldurarak en fazla para kazanmanın yolu Survey Head gibi güvenilir, üyelerine ödeme yapan sitelerin hepsine üye olmaktır. Üye olunan site ne kadar fazla olursa kazanç da o kadar yükselir. Para kazanmaya giden yoldaki tüm adımları anlatan 45 liralık kitabı almanızı tavsiye ederiz.

Kaynakça : http://www.anketdoldurparakazan.com/anket-doldur-para-kazan-sirketi-survey-head.html

İş başvurusunda Temel Adımlar

is arayanlar

is arayanlar

CV’nizi tombala torbasına atmayın

İş başvurusunda temel adımlar CV’mi hazırladım, şimdi ilanları süzüp kopyala-yapıştır hepsine başvuracağım. Biri dönmezse biri döner, ne kadar başvuru o kadar şans. İşte size esaslı bir başvuru hatası! Bir piyangoya ya da gazetenin çekilişle dağıttığı araba kampanyasına katılmıyorsunuz, iş arıyorsunuz. İşverenlerin tombala çeker gibi CV çektiğini sanıp ne kadar çok tombala torbası içine girersem o kadar iyi demek, basit ve geçersiz bir mantık yürütmedir.
1.Adım Temel soruları cevaplayın!
Hayatta ne yapmak istediğinize karar verin. Buna karar verirken dikkate almanız gereken 3 önemli faktör var. Bu faktörlerin hepsinin yanına + işareti koyduğunuz zaman ne olmak istediğinize karar vermişsiniz demektir. Ama bunlardan biri bile eksikse o işin sizin için iyi bir hedef olmadığını kabul etmek ve alternatif hedeflere yönelmek gerekir.
A) Bu işi gerçekten seviyor muyum?
Unutmayın anne-babanızın, arkadaşlarınızın, toplumun sevdiği meslekler sizin de sevdikleriniz olmak zorunda değil. Ailenizin fikirleri tabiî ki önemlidir ama sizin neyi yapmaktan haz duyduğunuzu da şüphesiz en iyi siz bilirsiniz. Toplum için revaçta olan meslekler popüler olabilir ama elbette bir gün o popülerlik de kaybolacak ve eğer sırf popüler diye sevmediğiniz bir işte çalışmaya başlamışsanız gelecek sizin için sanıldığından sıkıcı gelecek demektir. Gerek ailenizin gerekse toplumun hatırları bir işi istemeye istemeye ömür boyu yapmak kadar hayatınıza tesir etmemeli. Ve şunu da aklınızın bir kenarına yazın: “Sevdiğiniz işi yapıyorsanız bir gün bile çalışmış olmazsınız.” (Konfiçyüs)
B) Yeteneklerim ve eğitimim bu işi yapmak için yeterli mi?
Bir işi yapmayı gerçekten çok istiyor olabilirsiniz. Ama bunu sadece kalbinizin istemesi de maalesef yetmiyor. Kalbiniz işe bağlılığınızı pekiştirecektir ama bunun yanında işi yapacak olan beyniniz, elleriniz, kollarınızdır. Eğer onlar bu sevdiğiniz iş için biçilmiş kaftan değilse kalbinize söz geçirebilmeli ve hedefinizi sevdiğiniz ve yapabileceğiniz bir başka seçenekle değiştirmelisiniz. Sayısal hafızası ve sorumluluk alma yeteneği iyi olmayan birinin sırf seviyor diye muhasebeci olması; dikkatini konsantre etme sıkıntısı yaşayan hiperaktif birinin yazılımcı olması, pratik düşünme, iletişim gücü zayıf ve içe dönük birinin satış uzmanı olması devenin hendek atlamasından daha zordur. Gelin siz siz olun sevdiğiniz mesleklerle aşkınızı eğer yetenekleriniz buna el vermiyorsa platonik bir aşk olarak kabul edin ve yeteneğinizin kalbinizden geçeni desteklediği mesleklerle evlilik yapın. Bunu nasıl anlayabilirim ki derseniz de internet olanca kişilik testi havuzuyla sizin için uçsuz bucaksız bir kendini tanıma fırsatı sunuyor.
C) Türkiye’de işimi yapabileceğim ortamlar var mı?
İşinizi seviyorsunuz ve yetenekleriniz de sizi yarı yolda bırakmayacak gibi. Bitti mi? Maalesef hayır. Yapacağınızın işin Türkiye’de veya dünyada bir sektörü var mı? Varsa sektördeki gelir durumu ve diğer sağladığı şartlar sizi mutlu etmeye yetecek düzeyde mi? Eğer değilse yapmayı istediğiniz iş Türkiye ve dünya için bir fanteziyse ya gelir kaygısını unutup kendinizi o işe adayacak ve aç kalmayı göze alan bir Einstein, ölmeyi dert etmeyen bir Galile olacaksınız. Ya da ben en iyisi YTL cinsinden bir anlamı olan hayaller kurayım diyerek yolunuzu yolun ortasında değil, yola çıkmadan değiştirecek ve hem sizi mutlu edecek hem yapabileceğiniz hem de istediğiniz yaşam kalitesini size sunan bir meslek seçeceksiniz.
2.Adım Kendinizi yetiştirin!
Bu 3 kritere dikkat ederek seçtiğiniz mesleğe yönelik uzmanlaşmak için kaynak arayışına girin. Bu bir ön lisans programı da olabilir, bireysel çalışma için kitaplar dizisi edinmek de olabilir, bir kurs programı da olabilir. Ama bu aşamada bilgiye değin ve uzmanlaşın. İşin ehliyim diyebilecek özgüveni ve bilgi donanımını çerçeveniz içine alın. Öğrenin, sorun, derinleşin, tekrarlarla pekiştirin. Bir adım ötede ise edindiğiniz teorik bilgileri pratik uygulamalara aktarın. Bilginizi yansıtabileceğiniz somut projelerin içinde olun. Bu bir firma içinde sırf öğrenmek için bilabedel çalışmak da olabilir, bir derneğin içinde koşturmak da olabilir, bir tanıdığınızın yanında staj da olabilir. Ama mutlaka somut hayata dokunun.
3.Adım Çalışmak istediğiniz firmaya odaklanın!
İnsan kaynaklarıyla ilgili web sitelerinden size uygun ilanları seçin. Bu firmaları derinlemesine araştırın. Ve araştırmanız sonucunda edindiğiniz bilgilere göre CV’nizi özelleştirin. CV denilen şey firmanın vücut hatlarına göre dikilen bir elbise gibidir. Firmanın aradığı yeteneklere bunlar bende zaten var diyecek şekilde CV’nizde projektör tutmanız gerekir. Her firmanın beklentisi ve yapısı farklı olduğuna göre projektörü her başvuruda tutacağınız yer de farklı olmalıdır. Burada özellikle Türk gençlerinin büyük bir kısmının yaptığı önemli bir hataya sakın düşmeyin. CV’mi hazırladım, şimdi ilanları süzüp kopyala-yapıştır hepsine başvuracağım. Biri dönmezse biri döner, ne kadar başvuru o kadar şans. İşte size esaslı bir başvuru hatası! Bir piyangoya ya da gazetenin çekilişle dağıttığı araba kampanyasına katılmıyorsunuz, iş arıyorsunuz. İşverenlerin tombala çeker gibi CV çektiğini sanıp ne kadar çok tombala poşeti içine girersem o kadar iyi demek, düz ve geçersiz bir mantık yürütmedir.
Bunun yerine hedef firmalarınızı belirleyip (ilk etapta 5 taneyi geçmemesi daha iyidir) bu firmaların her gün 1 tanesini, derinlemesine araştırmak şeklinde masanıza yatırın. O kadar ki neredeyse o firmada çalışan biri kadar o firmayı bilin. Tuttuğunuz takımın kalecisinin en sevdiği yemeği bilmeyi bile bir tutkunun işareti olarak görüyorsanız, bu tutkuyu bu sefer hedeflediğiniz firmaya yönelik hayata geçirin. Unutmayın orası sizin çalışacağınız firma olacak. Tuttuğunuz takımdan daha fazla ilgiyi hak ediyor. Firmanın pazar payı, çalışanlarının yaş ortalaması, rakipleri, güçlü ve zayıf yanları, müşterileri, genel müdürünün hangi takımı tuttuğuna kadar bütün detaylara hakim olun. Bunun için firma web sitesini, Google’ı, o firmayı ucundan kıyısından tanıyan yakınlarınızı, firmanın basın bültenlerini, Sanayi Bakanlığı’nın yayınladığı ticaret raporlarını, her kaynağı kullanabilirsiniz. Hiçbir şey yapamazsanız gidin firmanın önünde turlayın, komşularına sorun. Edindiğiniz her bilgi kırıntısını cebinize koyun, bunlar başvurunuzun ilerleyen aşamalarında bozduracağınız altın değerindedir.
4.Adım Eksiklerinizi kapatın!
Eğer ilanlarınıza dönüş olmuyorsa anlayın ki CV’niz içinde gösterdiğiniz eğitimleriniz veya uygulama deneyimleriniz hâlâ başvurduğunuz firmayı etkileyebilecek düzeyde değil demektir. Kendinize yeni potansiyel geliştirme ve uygulama adımları belirleyin. Bu adımları birer birer cebinize koyarak başvurularınızı sürdürmeye devam edin. Ve şunu hiçbir zaman unutmayın, işverene kendinizi beğendirebilmek iş yapabilir olmanın en net göstergesidir. Hiçbir işveren kapıyı çalmadan kapıyı size açmaz. Kapıyı çalanlar içinde de en iyisi olmak öğrenmek, öğrendiklerini uygulamak ve firmaya kendini ispat edebilmek zincirinin hakkını verenler için tereyağından kıl çekmek gibidir.

İş Aramadan Önce

iş görüşmesi

iş görüşmesi

Özgeçmişinizi oluşturmadan ve iş aramaya başlamadan önce ilk olarak yapmanız gereken kendinizi tanımak. Kendinizi tanımak size daha sonraki aşamalarda çok büyük kolaylıklar sağlar. Çünkü özgeçmişinizi oluştururken önemli olan geçmişinizi bir kağıda dökmekten çok geleceğinizi belirlemek. Gelecekte mutlu bir yaşantı sürmenin en önemli adımı ise huzurlu bir iş hayatı. İşinizdeki mutluluğunuz hayatınızın her alanına yansır. Kendiniz için en uygun işi seçmek, kendinizi işgücü piyasasında en iyi şekilde tanıtabilmek ve becerileriniz doğrultusunda işinizde başarılı olabilmek için kendinizi tanımanız gerek.
Odak noktanızı belirleyin
Öncelikle boş bir kağıda kendinizi tanıtan bir yazı yazın. Bu yazı sizin istediğiniz formatta olabileceği gibi; Gerçekte ben kimim? Beni ne tanımlar? Beni şekillendiren şeyler nelerdir ya da kimlerdir? İhtiyaçlarım neler? Hedeflerim var mı, varsa neler? Güçlü ve zayıf yönlerim ne? gibi soruları yanıtlayan bir yazı da olabilir.
Tüm bu bilgi toplama işlemleriniz bittikten sonra, hoşlanarak yapacağınız işlerin listesini çıkarın. Bu listeyi istediğiniz uzunlukta tutabilirsiniz.
Örneğin: Halkla ilişkiler, pazarlama, muhabirlik, öğretmenlik, proje yöneticiliği…
Becerilerinizin Farkına Varın
Hedefinizi belirlemeden önce becerilerinizin farkına varmak ve onları geliştirmek; hangi alanlara, hangi sektörlere ve hangi pozisyonlara uygun olduğunuzu belirlemek açısından çok önemlidir. Beceriler, faaliyet halindeki yeteneklerdir ve neyi yapmakta iyi olduğunuzu gösterir.
Becerilerinizi ortaya koyduktan sonra, hangi alanlarda becerikli olduğunuzu, bir işletmenin ihtiyaç ve beklentileriyle örtüşüp örtüşmeyeceğini belirlemeniz gerek. Son olarak da bu becerilerinizi işverenler karşısında en iyi şekilde pazarlamanın yollarını aramaya geliyor sıra.
Hemen harekete geçin
Ortaya çıkardığınız becerileri geliştirmek için hemen harekete geçin. Yapmanız gerekenleri teker teker gerçekleştirip, rakipleriniz arasından sıyrılıp işgücü piyasasında değerinizi artırırken, kendinize uygun olan pozisyonlar, iş alanları ve sektörler arasında araştırmanızı yapmak için mevcut iş ilanlarını inceleyin.
Neleri yapmaktan keyif aldığınıza, hangi alanlarda başarılı olduğunuza, sizin için nelerin önemli olduğuna karar verip hedef belirleme aşamasına yaklaştığınızı hissediyorsanız, şimdiye kadar yaptıklarınızı dosyanızın içine yerleştirebilirsiniz.
Tek yapmanız gereken bir klasör edinmek. Bu klasörün içine, gerçekleştirdiğiniz aşamalarda ne yaptıysanız ve de kendi içinizde yaptığınız yolculukta nelerle karşılaştıysanız bunları dosyalar halinde yerleştirmek. Kariyer seçiminizi yaparken bu dosyaları tekrar gözden geçirdiğinizde kaydettiğiniz yazıların size ne kadar yardımcı olduğunu göreceksiniz.
Hayattaki amacınızı belirleyin ve bunun için oluşturmanız gereken amaçlarınızı yazın:
Not alın.
Belirgin ve küçük hedefler belirleyin.
Hedefleriniz inandırıcı olsun.
Hedeflerinizi planlamak başarmanın sadece ilk adımıdır. Bu sebeple hedeflerinizi davranışa dönüştürün.
Öz disiplininiz olsun.
Sevdiğiniz amaçlarınızı hedef edinin.
Hedeflerinize ulaşmak için bir son tarih belirleyin.
Daha sonra, yapmayı düşündüğünüz işle ilgili bilgi toplayın. Böylece bilinçli kararlar verebilirsiniz. Örneğin, kendi işinizi kurmayı düşünüyorsanız, gireceğiniz pazarla ilgili bilgi toplayın ve halen o sektörde olan birileriyle konuşun.
Önünüze tek bir kariyer hedefi koymayın. Becerileriniz ve bilgileriniz doğrultusunda birkaç tane kariyer hedefi belirleyin. Zamanla bunların arasından en uygun olanı ortaya çıkacaktır.

İş Görüşmesi Sırasında Ücret Görüşmesi

ücret görüşmesi

ücret görüşmesi

Yapmanız Gerekenler:
  • ”Ne kadar kazanmak istersiniz?” şeklinde bir soruyla karşılaşırsanız,olumlu fakat kesin değer belirtmeden cevaplayın.
  • İstediğiniz ücretten bahsedin ayrıca ücretin pozisyona göre görüşülebileceğini de ekleyin.Pozisyonun pazar değerini ya da kendi seviyenizde birinin aldığı ücreti biliyorsanız aralık(3000-5000 Ytl gibi) verin.
  • ”Daha önce ne kadar ücret alıyordunuz” sorusuna hazırlıklı olun.Soruyu kesin miktarlar belirtmeden cevaplayabilirsiniz.Mümkün olduğunca kesin miktar belirtmekten kaçının.
  • Ne yapmak istediğinizi bilmenin yanında,ücretinizin neler gerektirdiğini de bilin.Bundan “Daha önce ne kadar ücret alıyordunuz” sorusuna verdiğiniz cevapta bahsetmeyin,ancak pazarlık aşamasına geldiğinizde belirtmelisiniz.
  • Kendi alanınızdaki ücretleri araştırın:Ücret anketlerine bakın,sizin alanınızda çalışan diğer kişilerle görüşün veya profesyonel kurumlardan aynı iş için insanların ne kadar ücret aldığını öğrenin.
  • Esnek olun.Ücret görüşmesinde istediğiniz ücreti tam olarak alamayabilirsiniz.İşin püf noktası ne kadar uzlaşmacı olduğunuzu göstermek ve patronunuz size kabul etmeyeceğiniz bir ücret teklif ettiğinde nasıl davranmanız gerektiğini bilmektir.
Yapmamanız Gerekenler:
  • Özgeçmişinize  ücret geçmişinizi eklemeyin.Ne yaptığınız,ne kadar ücret aldığınızdan çok daha önemlidir.
  • Daha önce aldığınız ücretler hakkında yalan söylemeyin.İşverenler,referanslarınızın yardımıyla,ücret geçmişinizi çok kolay öğrenebilirler.
  • Başka alanlarda çalışan arkadaşlarınızın ne kadar kazandığına çok takılmayın.Sizden daha çok kazanan arkadaşlarınızı kıskanmanız çok doğal olsa da,aynı alanda çalışmıyorsanız,bu tür karşılaştırmalar yapmak çok da mantıklı değildir.
  • Ne kadar paraya ihtiyacınız olduğu konusunda konuşmayın: Ücret görüşmesine giderken, patronunuza (ya da gelecekteki patronunuza) faturalarınız yüksek geldiği için, ev kiranız yüksek olduğu için veya çocuğunuz üniversiteye başlayacağı için daha çok paraya ihtiyacınız olduğunu söylemeyin.

İş Ararken Kulan Verilecek 7 Tavsiye

is arayanlar

is arayanlar

1- Kendinizi Google’layın: Google ve Yahoo gibi popüler arama motorlarına kendi adınızı aratın. Karşınıza itibarınıza zarar verebilecek bilgiler çıkarsa, bilgilerin yer aldığı siteyle iletişime geçip kaldırılması için uğraşın.
2- Sosyal ağlardaki profillerinizi gözden geçirin: Facebook , Linkedin, Friendfeed gibi sitelerde müstakbel işvereninizi rahatsız edebilecek fotoğraf ya da hikayeler paylaşıp paylaşmadığınıza bakın. Arkadaşlarınız, hakkınızda negatif bir şey yazmış mı kontrol edin.
Facebook’ta üye olduğunuz grupları da gözden geçirmeyi unutmayın. Youtube’da yayınladığınız video içerikleri ya da Twitter’daki yazılarınızın da işverenler tarafından görülebildiğini unutmayın.
3- Kişisel web sitenizi ve blogunuzu düzenleyin: İşverenlere ters düşebilecek konuları ya da deneyimlerinizi kişisel web siteniz ya da blogunuzda paylaşmamaya dikkat edin.
4- Kendi tarzınızı seçin: Sosyal ağların servislerinin size sunduğu her çağrıya balıklama atlamayın. Bazı siteler profesyonel alanlara yönelirken, bazıları kız/erkek arkadaş bulmaya yoğunlaşmıştır.
Bir çoğu ise iş ve keyfi aynı anda sunar. Yeni tanıştığınız bir kişiyle uyum yakalayabilir ve sonra onun hayallerinizin şirketinde çalıştığını öğrenebilir, hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.
5- Profilinizi düzenleyin: Sadece eğlence amaçlı oluşturulmuş sosyal ağlar bile kariyeriniz için olumlu bağlantılar kurmanızı engelleyebilir. Müstakbel bir patronun görmesini istemeyeceğiniz hiçbir şeyi profilinizde bulundurmayın.
Milliyet’in haberine göre; potansiyel firmalar sizin internetteki profilinize ulaşabilir ve buradan sizinle ilgili bir yargıya varabilirler. Bunu aklınızda bulundurun ve profilinizi potansiyel firmaların görmelerini isteyeceğiniz şekilde düzenleyin.
6- Online Forumlara ve bloglara mesaj yüklerken dikkatli olun: Çünkü yazdıklarınızın orada kalma ihtimali ve işverenizin önüne düşmesi an meselesi olabilir.
7- Kendi PR’ınızı yapın: Nasıl markalar kendini yeteneklere pazarlıyor siz de kendi markanızı firmalara duyurun. Ya kendi web sitesini -blogunuzu oluşturun ya da online kariyer sitelerine CV’nizi bırakın.
Mezun olanlarsa işgücüne girmekte ciddi anlamda zorlanıyorlar. Küresel krizle birlikte, işsizlik oranları hızla yükseliyor. Pek çok sektörde insan gücüne duyulan ihtiyaç azalıyor.

İş Arayanların Kullanması Gereken Öğrenme Metotları Var mı?

İş Arayanlar Neler Yapmalı

iş arayanlar

iş arayanlar

1- Kabuğa çekilmek: İş arama süreci uzadıkça, iş arayanlar içe dönmeye başlıyor. Yani, topluluk arasına girmekten, iş çevrelerinde bulunmaktan, bilgi ve becerilerini bir kurum dışında kullanabilecekleri ortamları aramaktan vazgeçiyorlar. Bu da psikolojik olarak adayın kendine inancını azaltmaya başlıyor.
Ne yapmalı?
İş arayışınız süresince sadece iş başvuruları yaparak ya da tanıdıklara iş aradığınızı söyleyip beklemek dışında hareket etmeye bakın. Örneğin, finans alanında çalışıyorsanız, bu alandaki bilginizle kimlere fayda sağlayabileceğinizi düşünün. Uzmanlığınızı gösterebileceğiniz ortamları yakalayın. Bu aktivitenin iş arayışınızla direk bir alakası olmayacaktır. Uzmanlığınızı göstermeniz size kendinizle ilgili farkındalık yaratacak ve becerilerinize daha kuvvetli inanmanızı sağlayacaktır.
Peki, bu aktivitenin direkt iş bulmayla alakası yoksa neden bu çabayı harcamanız faydalıdır? Çünkü, iş görüşmelerinizde güçlü olduğunuzu hissetmenizi ve görüşmeleri daha dik durarak yönlendirmenizi sağlayacaktır. Bilgi ve tecrübelerinizi kullanmak, onları geliştirecek ortamlarda bulunmak öz etkinliğinizi kuvvetlendirecektir.
2- Kötü deneyimlere takılıp kalmak: Şu bir gerçek ki Türkiye’de iş görüşme tekniklerinde uzman, iletişim psikolojisinden anlayan yönetici sayısı çok az. Benzer şekilde işe alımı tek taraflı zanneden dolayısıyla “ben senden daha önemliyim çünkü işverenim” zihniyetinde olan şirketlerin sayısı da bir hayli bol.
Durum böyle olunca, kötü deneyim yaşayan adayların sayısı da bir hayli yüksek. İş görüşmesi deneyimleri birçok adayı paralize ediyor. Yani, görüşmede olanlar, işverenlerin amatörce davranışları ve adaylara tavırlarına takılıp kalıyorlar. Bu tecrübelerin ötesine geçemiyorlar ve bu tecrübeleri iyi değerlendiremedikleri için diğer iş görüşmeleri de olumsuz etkileniyor.
Ne yapmalı?
Doğru zamanda bencil davranmayı tercih etmeli. Bencillikten kastım şudur. Amacınız istediğiniz ve seveceğiniz bir iş bulmaksa, karşınızdaki amatör ve sizi kendiniz hakkında kötü hissettiren yöneticilerin davranışlarını fazla önemsememeyi öğrenin. Bu tür tecrübelere rastladığınızda, karşınızdaki kişinin bilgi ve deneyiminin henüz yetersiz olduğunu düşünmeniz karşınızdaki kişiye ve kuruma karşı kızgınlık duymanızın ve kendinizi kötü hissetmenizin önüne geçer. Ayrıca bu görüşmelerde size yöneltilen soruları ve sorulara verdiğiniz cevapları tekrardan gözden geçirmeyi denemelisiniz. Çünkü ne tür durumlarda nasıl davrandığınız ve nasıl cevaplar vermeyi tercih ettiğiniz konusunda size müthiş bilgiler sunar bu tecrübeler. Eve döndüğünüzde, bu tür durumlara alternatif ve daha etkin cevaplar neler olabilir, bunları düşünmek ve pratiğini yapmak gerekir.
3- Şirketlerin beklentilerine göre konuşma çabası: İş görüşmelerinde çoğu aday şirket ne duymak isterse onu söyleme eğiliminde oluyor. İş kapmaya çalışmak ve ümidin kırılma noktasında “yeterki bir iş olsun” anlayışı adaya yarardan çok zarar getiriyor. Ya istemediği ve uygun olmadığı bir işe giriyor ve daha mutsuz oluyor. Ya da görüşme sırasında inandırıcı olamıyor bu da adayın hızlıca elenmesine sebep oluyor.
Ne yapmalı?
Adaylar genellikle iş görüşmesi nasıl olmalı, pek bilemiyorlar. Yani işveren aslında ne kadar tecrübesizse görüşme teknikleri konusunda, adaylar da bir o kadar tecrübesiz. Dolayısıyla iki tecrübesiz bir araya geldiğinde sonuçlar vahim olabiliyor. Güçlü konuma çıkabilmek için şirketin ve işin gerektirdiği yetenekleri görüşme öncesi iyi düşünmek gerek.
Kendi yeteneklerinizin nerede kuvvetli olduğunu anlamanız ve bunları öne çıkartmanız size avantaj sağlar. Buradaki sorun şu ki çoğu aday nerede güçlü olduğunu bilmiyor. Yani pazarlama biliyor olmanız, CRM iyi yapıyor olmanız bir alanda faaliyet gösterdiğinizi anlatır. Yeteneğin nerede olduğunu gösteren, örneğin “pazarlama konsepti oluşturabilmek” ya da “ detaylara dikkatli olduğumdan kişiye özel programları kurgulamak güçlü yanım” diyebilmektir. Bu yüzden alanınızda sizi tanımlayan, en iyi yaptığınız şey ne ise bunlara vurgu yapmak önemli.
Bazen işverenler garip sorular sorabilirler. Aynı soruyu kendilerine sorsanız, inanın cevap veremezler. En klişe olanı şudur: “5 yıl sonraki hedefin nedir?”
Oysa hedefler değişkendir. Koltuğunda 10 yıldır oturan bir yöneticinin 10 yıldır aynı koltukta oturmuş olması hedefine ulaşamadığı anlamına mı gelir? Yoksa bir hedefi olmadığı anlamına mı? Daha anlamlı bir soru, “Bu pozisyona gelirsen işinde nasıl bir etki bırakmayı istersin?” olabilir. İki soru arasındaki en önemli fark şudur:
Birinci soru dar açılıdır. “Direktör olmak istiyorum” işverene hiçbir bilgi vermediği halde şunu düşündürür: “Hırslı bir kişi ve çok çalışır herhalde”. Bu varsayım bazı yöneticiyi tatmin eder.
İkinci soru ise adayın yaptığı işte bulduğu anlamı ifade etmesini ister. İşletmeler için bu daha değerli bir sorudur, çünkü adayın işine verdiği anlamı görmenizi ve bu amaca ulaşmak için hangi değerlerin aday için önemli olduğunu fark etmenizi sağlar. Böylece 10 yıl aynı koltukta otursa bile o pozisyona kattığı değer, işine verdiği anlam ile bütündür. Bu soru adayın da düşünmesini ve daha anlamlı bir iş hayatı yaşamasını teşvik ettiğinden gizli bir değer taşır.

İş Arayanlar İçin İşe Alınmanın Püf Yolları

İş arayanlar hakkında bilgileri bulabileceğiniz sitemiz, uzun emeklerin sonucunda yayına girmiş bulunmaktadır. Sitemizdeki yenilikleri düzenli olarak takip edebilmek için, sağ tarafta bulunan Facebook kutusundan sayfamızı beğenebilirsiniz ya da üst tarafta Twitter takipçimiz olabilirsiniz.

Ayrıca, sağ tarafta bulunan haber bültenimize üye olarak iş arayanlar ve para kazanmanın yolları ilgili pek çok yeni bilgiye anında ulaşabilirsiniz.